Anadolu Yakası:
T: 0216 449 65 54
T: 0216 346 10 52

Avrupa Yakası:
T: 0212 420 05 15/16
F: 0212 591 99 81

Parazitoloji

Uyuz etkeni akarlar:

Sarcoptes spp.; şiddetli kaşıntı tipiktir. Genellikle glukokortikoid tedavisine yanıt alınmaz. Generalize olmadan önce lezyonlar; abdomen, sternum, bacaklar ve kulaklarda görülür. Kronik vakalarda akar tespiti mümkün olmayabilir, çok az sayıda akarlar dahi klinik belirtilerin görülmesine neden olur. Eğer hiçbir akar belirlenmemiş, fakat belirtiler sarkoptik uyuzu işaret ediyorsa, tedaviye yanıt alma yöntemi ile tanıya gidilebilir. Demodex akarlarına oranla belirlenme olasılığı daha düşüktür. Çoklu deri kazıntısı örnekleri gönderilmesi tavsiye edilir. Birincil derecede tercih edilmesi gereken vücut bölgeleri; pinna çevresi, dirsek, göğüs ya da abdomen ventralinde kabuklu papüllerdir. Pinnal kaşıma refleksi (arka bacak ile kulak kepçesi kaşıma hareketi) sık görülen bir davranış biçimidir.

Demodex spp.; köpeklerde lokalize formu genellikle 6 aylıktan küçük yavrularda baş bölgesinde gelişir. Bu vakaların çoğu tedavi edilmeden iyileşme gösterir. Köpeklerde generalize demodikozis durumunda, altta yatan sistemik bir hastalık veya immün sistemin supresyon ihtimali düşünülmelidir. Genellikle basitçe bir deri kazıma yöntemi ile (kapiller kanama ile) alınan örnek içerisine dahil olurlar. Örnek alımı öncesi derinin sıkılması, akarların yüzeye nüfuz etmesi sağlanabilir. Kronik iltihaplı ya da kalınlaşmış derilerin kazınması zorlaşabilir, biyopsi alma materyallerinden yardım alınabilir. Tekrarlanan deri kazıntıları incelemeleri tedaviye alınan yanıtın değerlendirmesinde yardımcı olacaktır.

Cheyletiella spp.; “yürüyen kepek”e neden olur (köpeğin derisi üzerinde “yürüyen" akarlar görülür, oldukça hareketlidirler). Oldukça bulaşıcı olup, özellikle kulübe ve barınaklarda yaygındır. İnsanlar da bu akarlar ile enfeste olabilir. Kediler tüylerini yalamalarından dolayı, akarlar kedilerin dışkısında bulunabilir.

Notoedres spp. (Kedi); nadir olarak görülen, fakat son derece bulaşıcı bir etkendir. Akarlar görünüm ve yaşam döngüleri ile sarkoptik uyuz akarlarına benzer. İnfeksiyonların tipik belirtileri kulak uçları, yüz ve distal ekstremitelerde gelişir.

Not: Belirtilen uyuz etkenleri sıklıkla rastlanılan türlerdir. Bunun haricinde de türler mevcut olabilir.

Sestod (Tenya):

Dipylidium caninumTaenia spp.; infekte pire veya fare / rat yemesi; Trichodectes canis (akar türü) ısırmasıyla bulaşır. Avlanarak beslenen, kırsal bölgede yaşayan ve çiğ et tüketenler risk altındadır.

Nematod:

- Kancalı kurtlar – Ancylostoma spp. ve Uncinaria spp.; larva veya infekte kemirgenlerin yenmesi, larvaların deriden penetrasyonu, emzirme yoluyla bulaşır. Yumurtaları infeksiyon gelişiminden ~ 15-20 gün sonra dışkıyla atılır. Köpeklerde, dermatit varlığı deriden larva penetrasyonunu kolaylaştırabilir. 1-2 haftalık yavruların dışkılarında yumurtaları görülebilir.

- Askaritler – Toxocara cati (Kedi) / Toxocara canis (Köpek), Toxascaris spp.; larvaların veya infekte kemirgenlerin yenmesi, plasenta yoluyla veya emzirme döneminde bulaşma gelişir. Özellikle yavrularda ölümcüldür. <3 aylık yavrularda infektif yumurta sindirimi sonucu intestinal mukozada larvalar gelişir, karaciğer ve akciğerlere yayılır, öksürme ve tekrar etkeni yutma ile bağırsak mukozasına olgun larvalar çoğalır. Yetişkinlerin infektif yumurtaları sindirmesi ile larvalar yumurtalardan çıkarak, bağırsak mukozasına penetre olur ve karaciğer, akciğer, kas dokusu, böbrek ve diğer dokularda gelişimi tamamlanmak üzere göç ederler. Gebe köpeklerde, larva göçü fetüse doğru gelişir; 1 haftalık köpek yavrularının dışkılarında larvalar görünebilir. Bazı larvalar meme bezine göç ettiklerinden süt yoluyla bulaşma gerçekleşebilir. İnfekte hayvanlar "şiş göbekli" dir. Larvalar kusmuk ya da dışkıda görülebilir.

Strongyloides spp.etkenlerin yutulması ve deri penetrasyonu, infekte pire veya hayvanların yenmesi ile bulaşır. Kedi ve köpeklerin ince bağırsağın anterior yarısındaki villus tabanına yerleşir. Genellikle infeksiyonlar sıcak, ıslak, kalabalık, sağlıksız barınma koşulları ile ilişkilidir. Sıklıkla köpekler etkilenir. Yumurtaları infeksiyon gelişiminden ~ 7-10 gün sonra dışkıyla atılır. Taze dışkı örneği alınması tanıda önem taşır. Yetişkin larvalar ince bağırsağın mukozasından kazınarak tespit edilebilir.

- Mide kurdu – Physaloptera spp.; infektif larvaları böcek, hamamböceği, fare, kurbağada bulunmuştur, bu canlıların yenmesi ile bulaşma gelişir. Konak canlıların yenmesinden hemen sonra larvalardan yetişkin larvalar gelişir. Yetişkin larvalar gastrik mukozaya yerleşir. Gastroskopi tanıda yardımcıdır. Olgunlaşmamış larvalara kusmukta rastlanabilir. Yumurtaları dışkıda nadiren görülür.

- Kamçılı kurtlar – Trichuris spp. (Köpek); infektif yumurtaların yenmesi ile bulaşır. Genellikle köpeklerin ileum, sekum ve kolon mukozasına yerleşirler.

- Özefagus kurdu – Spirocerca spp. (Köpek); ana konak (bok böceği) veya ara konağın (tavuk, sürüngen, kemirgen) yenmesi sonucu bulaşır. Yumurtaları infeksiyon gelişiminden ~ 5-6 ay sonra dışkıyla atılır. Özefagus radyografisi faydalı bir tanı yöntemidir.

Ollulanus tricuspis (Kedi); kontamine kusmuğun yenmesi ile bulaşır. Yemekten sonra birkaç dakika içinde kusma genel semptomudur. Tanısı, kusmuk ya da mide içeriğinde erişkin larva incelemesi ile yapılır. Yumurtaları dışkıda nadiren görülür.

Protozoa:

- Amebiazis – Entamoeba histolytica; dışkı ile kontamine gıda veya suyun sindirimi ile bulaşır. E. histolytica kalın bağırsağa yerleşir. Persiste ishal veya dizanteri ile karakterize akut veya kronik kolit oluşturur. İnfeksiyon kronik seyirli ve ölümcül olabilir. Dışkıda E. histolytica trofozoitleri veya kistlerinin görülmesi tanı koyulur. Ekstraintestinal amebiazis durumunda eşzamanlı bağırsak infeksiyonu olmadığından trofozoitleri saptamak zordur. Kolonoskopi veya ülserli doku biyopsisi tanıda etkilidir. Trofozoitleri vücut dışında hızla canlılığını kaybettiği için, taze dışkı örneği alınması önemlidir.

- Koksidiyozis; birçok protoza türünün neden olduğu infeksiyondur. Kedilerde; IsosporaBesnoitiaToxoplasmaHammondia ve Sarcocystis spp.; Köpeklerde; IsosporaHammondia ve Sarcocystis spp. etkendir. Kedi ve köpeklerde en yaygını Isospora spp.’ dir. Yetersiz besleme, kötü sağlık / hijyen, kalabalık koşullar, sütten kesilme, stres veya diğer infeksiyonların varlığı gibi faktörlerle oluşmaktadır.

- Giardiazis – Giardia spp.; genç hayvanlarda daha fazla rastlanır. Trofozoitleri ince bağırsak mukozasına yerleşir. 3-10 günde kistleri dışkı ile atılmaya başlar. Trofozoitleri çevrede birkaç hafta yaşayabilir. Bulaşma doğrudan temas yoluyla veya kontamine materyallerin feko-oral yolla alınması ile gerçekleşir. Özellikle kronik infeksiyon aşamasında, Giardia kistleri aralıklı olarak atıldığından 3-5 gün boyunca gün aşırı örnek alınarak incelenmesinde fayda vardır.

Köpek ve kedilerde Giardia antijeni saptayan hızlı teşhis kiti mevcuttur. Bilinmeyen bazı nedenlerle, tedaviden sonra klinik olarak normal hayvanlar Giardia Antijen Hızlı Testi' nde pozitif olarak kalmaktadır. Dışkının tuzlu sıvıda flotasyon yöntemi ile kombine uygulanması semptomatik hayvanların teşhisinde faydalıdır.

Not: Belirtilen etkenler sıklıkla rastlanılan türlerdir. Bunların haricinde de türler belirlenebilir.

Dışkı normal yapıda olsa bile bağırsak parazitleri ile infekte olabilir, tüm hayvanlara rutin dışkı muayenesi yapılması önerilir. Dışkıda ishal ya da solucan bulunmaması, hayvanın infekte olmadığı anlamına gelmez. Negatif sonuç, bağırsak paraziti ihtimalini ortadan kaldırmaz. Ayrıca dışkıda tenya segmentleri görülürken yumurta oluşumu negatif olabilir.

Sığır: Babesia spp,, Trypanosoma spp., Anaplasma spp., Theileria spp.

At: Babesia spp., Anaplasma spp., Ehrlichia spp., Theileria spp.

Koyun: Babesia spp,, Trypanosoma spp., Anaplasma spp., Theileria spp.

 

TurkLab Logo
tarimorman.gov.tr/TAGEM