Şube:
Eğitim Mah.
Ahsen Çıkmazı Sok.
14/27
Kadiköy - İstanbul

T: 0216 449 65 54
F: 0216 346 10 52

Merkez:
Merkez Mah.
Menekşe Sok. Avcılar Konakları
10 B Blok
Avcılar - İstanbul

T: 0212 420 05 15/16
F: 0212 591 99 81

İdrar Analizleri

Bknz. Mikrobiyoloji bölümü

***ÖNEMLİ: İdrar örneğinin steril olduğundan emin olunuz.

Endikasyon:

Üriner sistem taşlarının bileşiminin belirlemede kullanılır

Sonuçlar:

Fiziksel ve Kimyasal Analiz (Amonyum, Magnezyum, Fosfat, Kalsiyum, Okzalat, Karbonat, Sistin Ürik Asit) şeklindedir.

Yorumlamada yardımcı kriterler:

Magnezyum veya amonyum fosfat taşları (Strüvit) sağlıklı köpek ve kedilerin alkali idrar örneklerinde görülebilir. pH, dansiteye ve örnek depolanmasına bağlı değişkenlik gösterebilir. Alkali idrar, üreaz üreten bakteri infeksiyonları ile ilşkilidir.

Sistin taşı, sistin atılımının kalıtsal olarak fazla olmasıyla ilişkilidir. Sağlıklı hayvan idrarında bulunmaz. Asitleşen idrarda, tübüler emilim defekti nedeniyle Bull Mastiff, İngiliz Bulldog, Dachshund, Chihuahua’ da görülür.

Kalsiyum oksalat veya kalsiyum fosfat taşları, gıda ile alınan kalsiyumun normalden daha fazla absorbe edilmesine neden olan kalıtsal bir eğilimden dolayı, yüksek kalsiyum veya oksalat içerikli diyetle beslenme, besin emilimi dengesizliği (bağırsak hastalığı veya bağırsak ameliyatı gibi faktörler), yüksek seviyede paratiroid hormonu (primer hiperparatiroidizm), Metabolik bozukluklar (metabolik asidoz) nedeni ile gelişebilir.

Ürik Asit taşı, asitleşen idrarda gelişir; ürik asit metabolizması bozuklukları, gut hastalığı, karaciğer hastalığı, portosistemik şant gibi koşullarda oluşması muhtemeldir. Dalmaçyalılarda metabolik defekt nedeniyle gelişimi yaygındır.

Bazı taşlar, aşırı kimyasal ve / veya konsantre idrar varlığında gelişebilir, dehidrasyon vb.

Lökosit, eritrosit, bakteri – maya hücreleri, kristal – silendir oluşumları, böbrek epitel hücreleri.

Eritrositler böbrekler, üreterler, mesane, idrar yolu veya genital bölge kaynaklı olarak idrarda görülebilir. Nötrofiller idrarda bulunan yaygın lökositlerdir, ancak makrofajlar veya lenfositler de bulunabilir. Epitelyal hücreler renal tübüler hücreler, geçiş hücreleri ve skuamöz hücrelerdir. Neoplastik hücrelerin tespit edilmesi amacıyla idrar sitolojisi talep edilmelidir. Kristal oluşumu, idrar pH’ ı, dansitesi ve kristalojenik maddelerin varlığına bağlıdır. Diyet ve bazı ilaçlar da kristal oluşumunu etkileyebilir. Kristallerin varlığı artan ürolityazis riskine işaret eder.

Endikasyon:

Rutin bir idrar tahlili

Nefrotoksik maddeye maruz kalan hayvanlar için genel tarama

Strangüri veya pollaküri

İdrar sedimenti genellikle inaktiftir, birkaç hücre oluşumunu içerir, fakat idrar toplama yöntemine bağlı olarak bazı hücreler veya belirli kristal türleri görülebilir. Sağlıklı köpek veya kedi idrarı aşağıdaki bileşenleri içerebilir:

  • WBC'ler: <2–5
  • RBC'ler: <2–5
  • Epitel hücreleri: <2
  • Kristaller: Sağlıklı hayvanlarda amorf fosfat, bilirubin (köpeklerde), kalsiyum oksalat dihidrat, kalsiyum fosfat ve strüvit yaygındır. Amonyum biürat, sodyum ürat ve ürik asit kristalleri bazen sağlıklı hayvan idrarında görülebilir.
  • Bakteriler: genellikle yoktur. Genital kontaminasyon, yüzeylerden alınan örnekler nedeni ile az sayıda bakteri görülebilir.

Sonucu etkiyen faktörler:

- Asitleştirici veya alkalinize edici maddeler kristal oluşumunu ve bileşimini değiştirebilir.

- Sülfadiazin, ampisilin, allopurinol ve radyoopak kontrast ajanlar kristal oluşumu ile ilişkilidir.

- Birkaç saat beklemiş, düşük dansiteli veya alkali idrar örneklerinde özellikle RBC'ler olmak üzere bazı hücreler lize olabilir.

- Yüksek dansiteli idrarda RBC’ lerin kenarları tırtıklı görülür, bu durum tanımlamayı zorlaştırır.

- Doğal yollar ile alınmış idrarda daha fazla hücre bulunur, bakteriyel kontaminasyon görülebilir. Kateterizasyon ile alınan örnekler daha fazla RBC veya epitel hücresi içerebilir. Sistosentez ile alınan örnekler en az kontaminasyon riskine sahiptir.

- Örneğin dondurulması genellikle kristal oluşumunu arttırır.

- Kedilerde lipid damlacıkları yaygındır ve bunların herhangi bir klinik önemi yoktur.

- Sistin kristal oluşumu (sistinüri), köpeklerde daha sık görülür (özellikle Dakhund, Newfoundland, İngiliz Bulldog, İskoç Geyik Tazısı, İngiliz Mastifi ve İskoç Teriyer), kedilerde nadiren görülür.

- Dalmaçyalılarda ve İngiliz Bulldog’ larda ürik asit ve amonyum biürat kristalleri yaygındır.

- Sperm sadece kısırlaştırılmamış erkeklerde veya yakın zamanda çiftleşmiş dişilerde görülür.

Lütfen dikkat: İdrarın uzun süre beklemesi hücrelerde değişikliklere ve bakterilerin çoğalmasına yol açar. Örnek laboratuvara ulaştırılma süresine kadar buzdolabında muhafaza edilmelidir. Dondurma etkisi ile normal idrarda bulunmayan kristal oluşumu gelişebileceği unutulmamalıdır.

İdrar sedimenti sonuçlarının normal aralıklarda olması idrar yolu hastalıklarını ekarte etmez.

İdrar pH'ı, mevcut kristallerin türünü etkileyebilir, dansite idrar sedimentini etkileyebilir.

Kristallerin varlığı mutlaka ürolit varlığını göstermez, ancak yüksek kristal konsantrasyonları hayvanın ürolit oluşumuna yatkın olmasına neden olabilir. Klinik belirtiler ve hematüri ürolit tanısında yardımcı olabilir.

Bakterilerin tanımlanması zordur: Küçük parçacık hareketleri bakteri görünümünü andırır. Kesin bir bilgi ancak bakteri kültürü ile elde edilir.

Piyürinin olmaması veya bakterileri tespitinde yaşanan başarısızlıklar, gizli idrar yolu infeksiyonunu ekarte etmeza. Özellikle diyabet mellitus ve hiperadrenokortisizm vakalarında seyreltilmiş idrar nedeni ile bu problemlerle karşılaşılabilir.

 

  • Dansite
  • Sediment

Artma: köpek >1,030 / kedi >1,035

Lökosit sayımı

Hipovolemi

Artma: Lökositoz

Glikoz veya protein içeriğinde belirgin artış

İdrar yolu inflamasyonu

Azalma: köpek <1,030 / kedi <1,035

İdrar yolu infeksiyonu

Erken renal yetmezlik

(Lökosit yokluğu idrar yolu infeksiyonunu ekarte etmez)

Diyabetes mellitus

 

Hiperadrenokortisizm

  • Glikoz

Böbrek yetmezliği

Pozitif: Glikozüri

Hiperadrenokortisizm

Diyabetes mellitus

Steroid tedavisi

Stres hiperglisemisi (kedilerde)

Hiperkalsemi

Renal tübüler hastalık: idiyopatik

Piyometra

Fanconi sendromu

Piyelonefrit

Primer renal glikozüri

Renal post-tıkanıklık

Aminoglikozid

Hipertiroidi

Hiperadrenokortisizm

Sıvı tedavisi

 

Karaciğer hastalığı

  • Keton cisimleri

Sentral-Nefrojenik diyabetes insipidus

Pozitif: Ketonüri

 

Diyabetes mellitus

  • pH (Normal 6,0-7,5)

Genç hayvanlarda

Artma: Alkaliüri

Açlık

Üreaz içeren bakteri varlığı

 

Bekletilmiş örnek

  • Bilirubin

Geçici olarak besleme sonrası-tokluk

Artma: Bilirubinüri

Renal tübüler asidoz

Hemolitik anemi

Metabolik alkaloz

Hepatobiliyer hastalık (özellikle kedilerde)

Bitkisel protein açısından zengin diyet

Not: C Vitamini, güneş ışığına maruz kalma ve konsantre idrar örneği yanlış pozitiflik verebilir

Azalma: Asidüri

 

Asitleştirici diyet

  • Ürobilinojen

Metabolik asidoz

Artma: Hiperbilirubinemi

Hipokloremik metabolik alkaloz (kusma)

Miyoglobinüri (kas hasarı)

Hipokalemi

Negatif: safra yolları tıkanıklığı

 

Hücreler

Referans aralıkları

Etiyoloji

Eritrositler (hematüri)

<2–5

Normal

>5

 

Renal

Glomerulus veya tübüller kaynaklı kanama veya vasküler hasar, taş, renal ven trombozu, vasküler displazi, travma, infarktüs, inflamasyon veya infeksiyon

Alt idrar yolu

Akut veya kronik infeksiyon, taş, neoplazi veya hemorajik sistitis

Genital sistem

Kızgınlıktaki hayvanlarda

İatrojenik

Sistosentez veya kateterizasyon kaynaklı damar hasarı

Koagülopati

Trombositopeni, trombositopati, von Willebrand, kalıtsal veya edinsel koagülopati

Lökositler (piyüri)

<2–5

Normal

>5

 

Renal

İnfeksiyöz olmayan nedenler: piyelonefrit, ürolitiyazis, neoplazi veya nekroz. İnfeksiyöz nedenler: piyelonefrit, bakteri, mantar veya parazit

Alt idrar yolu

Akut veya kronik sistit (infeksiyöz veya infeksiyöz olmayan), taş, neoplazi

Genital

Prostat, prepus veya vajina kaynaklı kontaminasyon

Epitel hücreler

 

 

Skuamöz epitel hücreler

Doğal yollarla veya kateterizasyonla alınan örneklerde önemsizdir

Transizyonel (geçiş) hücreler

<2

Normal veya örnek toplama yöntemine bağlı

>5

İnflamasyon, infeksiyon veya irritasyona bağlı sekonder hiperplazi veya siklofosfamid uygulaması

 

Neoplastik hücreler

Transizyonel hücre karsinomu hücreleri; teşhis için V-BTA ve idrar sitolojisi önerilir.

 

 

 

 

Kristaller (kristalüri)

Kristal türü ve tipik koşullar

Etiyoloji

 

İdrar pH; asidik / nötr

Amorf ürat

Sodyum, potasyum, magnezyum veya kalsiyum ürat tuzlarının çökeltileridir; sağlıklı Dalmaçyalı ve İngiliz Bulldog’ da normal olarak; karaciğer hastalığı veya portal vasküler anomalilerde görülür.

Bilirubin

Sağlıklı köpeklerde görülebilir; bilirubinemi veya anormal bilirubin metabolizması olan köpeklerde yaygındır; kedilerde nadirdir.

Kalsiyum oksalat monohidrat

Etilen glikol toksikozunda yaygın olarak görülür

Kalsiyum oksalat dihidrat

Sağlıklı köpek ve kedilerde, çoğunlukla kalsiyum oksalat kaynaklı ürolitli hayvanlarda, bazı etilen glikol toksikozlarında görülür.

Sistin

Nadirdir; sistinin renal filtrattan emilmesi ile ilişkili konjenital renal tübüler defekt nedeni ile görülür.

Ürik asit

Dalmaçyalı ve İngiliz Bulldog’ da normal olarak; karaciğer hastalığı veya portal vasküler anomalilerde görülür.

 

İdrar pH; alkali / nötr

Amonyum ürat (biürat)

Portosistemik şant, hiperamonyemi ile ilişkili karaciğer hastalıkları; sağlıklı hayvanlarda nadiren; Dalmaçyalı ve İngiliz Bulldog’ larında yaygın olarak görülebilir.

Amorf fosfat

Amorf ürata benzeyen amorf kalsiyum fosfat formları sağlıklı köpek ve kedilerde görülebilir.

Kalsiyum fosfat

Sağlıklı köpeklerde, kalıcı alkali idrarda veya kalsiyum fosfat üroliti bulunan köpeklerde görülür.

Struvit (üçlü fosfat)

Alkali idrarı bulunan kedi ve köpeklerde yaygın olarak görülür; magnezyum, amonyum ve fosfordan oluşur.

 

 

Bakteri (bakteriüri)

İdrar yolu infeksiyonu, genital infeksiyon, beklemiş örnek veya kontaminasyon nedeni ile görülür.

Diğer organizmalar

Maya

Genellikle Candida spp.

Mantar (hifa)

Blastomyces spp., Cryptococcus spp. veya Aspergillus spp. (Alman Çoban Köpeklerinde sistemik infeksiyon olabilir)

Nematod

Dioctophyma renale veya Capillaria plica

Mikrofilarya

Şiddetli hematüri ile birlikte görülür

Lipidler

Klinik değeri yoktur; kedilerde yaygındır

Mukus

Üretral irritasyon veya genital sekresyonlar nedeniyle görülebilir.

Kontaminantlar

Polenler

Bazı durumlarda idrar çökeltisinde bulunurlar, anlamlı değildir, ancak diğer bileşenlerle potansiyel olarak karışma ihtimali vardır.

Sperm

Eldiven tozu

Lifler

 

Cushing Sendromlu hayvanlarda yüksek kortizol düzeyi ve yüksek kortizol atılımı görülür. Test duyarlı bir test olup (%95-99) ve Cushing Sendromunu ekarte etmek için uygundur. Fakat düşük özgüllüğe sahiptir (diyabetes mellitus / insipidus, piyometra, hiperkalsemi, böbrek ve karaciğer hastalığı, vs. durumlarda da artabilir). Bu nedenle daha fazla fonksiyon testi ile teyit edilmelidir. İdrar örneği daima stressiz bir ortamda (tercihen ev ortamında) alınmalıdır.

Test yöntemi:

1. Gün: İlk örnek için sabah idrarı alınır

2. Gün: İkinci örnek için 2. sabah idrarı alınır

Yorumlama:

Oran <30 ise normal [kortizol] ÷ [kreatinin]

Oran >30 ise hiperadrenokortisizm şüphesi

Hesaplama: (kortizol [nmol / l] ÷ kreatinin [µmol / l]) x 1000

Kortizol → µg / dl x 27,6 = nmol / l

Kreatinin → mg / dl x 88,4 = µmol / l

İdrarda Kreatinin: Kreatinin kas ve karaciğerde üretilerek, glomerulus tarafından filtre edilir ve emilimi gerçekleşmez. Glomerüler filtrasyon hızı (GFR) azalması, idrarda kreatinin değerini artırır. Konsantrasyonu, böbrek dışı faktörlerden daha az etkilenir; GFR' nin belirlenmesi için üreden daha güvenilir bir göstergedir.

İdrar protein / kreatinin oranı, böbrek hastalıklarının neden olduğu proteinürinin değerlendirilmesi amacıyla kullanılan bir parametredir. Günlük kreatinin atılımı çoğunlukla kas kütlesine bağlıdır ve nispeten sabittir. Sağlıklı hayvanın idrarı çok az oranda protein içerebilir. Düşük değerler normal olarak kabul edilir.

Oran glomerüler lezyonu bulunan hastalarda yüksek olma eğilimindedir. Aktif inflamasyon veya makroskopik hemoraji mevcutsa oran ölçümü önerilmez.

Normal değerler; Köpek: <0,5 / Kedi: <0,4

Endikasyon:

Proteinürinin şiddetini değerlendirmek (inflamasyon, hemoraji, bakteriyel infeksiyon haricinde)

Akut ve kronik böbrek hastalığının prognozunu ve ilerleyişini değerlendirmek

Proteinüri azaltıcı tedavinin izlenmesi

Böbrek hastalıkları açısından geriatrik hastaların taraması

Glomerüler hastalıklar ile komplike hale gelen kronik hastalık varlığında

Sonucu etkiyen faktörler:

D-penisilamin, metimazol, kaptopril, piritioksin, gentamisin, aminoglikozitler, ampisilin, sefalosporinler, rifampin, sülfonamidler, allopurinol veya bisfosfonatlar, glukokortikoid, prednizon uygulamaları saptanan protein seviyesini artırabilir.

Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri proteinüri potansiyelini azaltabilir.

Bilirubin, lipid ve asetoasetat kreatinin ölçümünü azaltabilir; glikoz ise artırabilir.

Şiddetli damar içi hemoliz veya rabdomiyoliz idrar proteinini artırabilir.

Yüksek proteinli diyet glomerüler hastalığı olan hastalarda protein atılımını artırabilir.

Aktif inflamasyon ve makroskopik hematüri proteini artırır.

Ürogenital kontaminasyon ve sistosentez ile alınan idrar örneklerinde protein artışı görülebilir.

Köpek yavrularında geçici hafif artışlar görülebilir. Benzer durum kedilerde bildirilmemiştir.

Protein ve kreatinin seviyeleri idrar hacmindeki değişikliklerden aynı oranda etkilenir; fakat birbirine oranları etkilenmez.

Lütfen dikkat: İnaktif sediment, normal / azalan serum protein, sürekli yüksek idrar protein / kreatinin oranı, böbrek hastalığını gösterir. Hafif dereceli yükselmiş oran anlamlı olmayabilir.

2–4 hafta arayla 3 veya daha fazla ardışık ölçümde 0,5–2 (köpek) veya 0,4–1 (kedi) oranları elde edilirse kalıcı proteinüri düşünülmelidir.

Yükselen protein / kreatinin oranı, böbrek hastalığının saptanmasında serum kreatinin ölçümünden daha duyarlı olabilir.

Artma:

Postrenal

Sistit: bakteriyel, mikotik (Aspergillus, Candida spp.) veya toksik (siklofosfamid), idiyopatik

Hemoraji: travma veya koagülopati

Neoplazi: transizyonel hücre karsinomu

Piyelitis

Üreteritis

Ürolitiyazis

Doğal yollar ile idrar örneği alınmışsa, genital sistem içeriği (normal sekresyonlar, inflamasyon, neoplazi) göz önünde bulundurulmalıdır.

Renal

Glomerüler

Glomerülonefrit: membranöz, mezangioproliferatif veya membranoproliferatif

İmmün aracılı: idiyopatik, neoplazi (lenfoma, mastositoz, lösemi, primer eritrositoz), bakteriyel (piyoderma, piyometra, septisemi, brusellozis, borreliyozis), riketsiyal (erlişiyozis), paraziter (dirofilaryozis, leişmanyazis, babesiyozis, tripanosomiyazis), pankreatit, viral (FeLV, FIP) veya otoimmün hastalıklar (sistemik lupus eritematozus)

Endokrin: hiperarenokortisizm

İnfeksiyöz: Canine hepatitis

Greyhound’ ların kutanöz ve renal glomerüler vaskülopatisi

İaçlar: Dobermann Pinscher ırkı için sülfadiazin kullanımı

Amiloidozis: kronik inflamatuvar hastalıklar, plazma hücresi miyelomu veya kalıtsal

Glomerüloskleroz: diyabetes mellitus, sistemik hipertansiyon, glomerüler hastalıkların son evreleri, idiyopatik

Kalıtsal glomerülopati

Tubülointerstisyel

Akut veya kronik tubülointerstisyel nefrit: Leptospirozis, Canine hepatitis, FIP veya fungal

Tübüler nekroz: hipoksi, ilaçlar (aminoglikozitler) veya etilen glikol

Piyelonefrit

Neoplazi: lenfoma veya renal karsinom

Tübüler hasar: Fanconi sendromu; edinilmiş / kalıtsal

Dioctophyma renale infeksiyonu

Diğer

Hipertiroidizm (kedilerde)

Hipertansiyon

Fonksiyonel

Egzersiz

Aşırı sıcak veya aşırı soğuk

Ateş

Nöbet

Venöz tıkanıklık

Prerenal

İntravasküler hemoliz: immün aracılı hemolitik hastalık, çinko toksisitesi, babesiozis veya hipotonik sıvı uygulamaları

Neoplazi: plazma hücreli miyelom, B hücreli lenfoma veya lösemi

Rabdomiyoliz

Görünüm, Renk, pH, Dansite, Keton cisimleri, Glikoz, Albümin, Bilirubin, Ürobilinojen, Nitrit, İdrar sedimenti testlerini içerir.

Endikasyon:

Böbrek fonksiyonunun değerlendirmesi:

Çözünen maddelerin konsantrasyonu;

Elektrolit, protein ve glikozun filtrelenmesi;

Asit baz dengesizliği yanıtı.

İdrar veya genital bölgede kanama

İnflamasyon

İnfeksiyon

Neoplazi

Sistemik bozuklukların veya hastalıkların değerlendirilmesi

Sonucu etkiyen faktörler:

İdrar, kapağı kapatılmış ve kontaminantlardan arınmış temiz ve kuru bir kaba alınmalıdır.

Örneğin labaratuvara ulaşmasında gecikme yaşanacaksa örnek buzdolabında saklanmalıdır. Fakat soğutma, bazı sonuçları değiştirebilir (örneğin, artan kristal oluşumu).

İdrarı dondurulmamalıdır, çünkü idrar sedimenti gibi testlerin sonuçları etkilenmektedir.

Taze idrar nispeten açık, sarı ve hafif bir kokuya sahip olmalıdır. Kısırlaştırılmamaış erkek kedilerin güçlü bir idrar kokusu olabilir.

Normal idrar 6,0 ile 7,5 arasında bir pH'a sahip olmalı ve protein, keton, kan, bilirubin ve glikoz içermemelidir. İdrar sedimenti birkaç hücre ve kristal içerebilir.

 

Albumin (idrarda)

Albüminüri, özellikle diyabetes mellitus ve hipertansiyonu olan insanlarda görülen nefropatinin erken dönem göstergesidir. Köpeklerde progresif renal hastalıkların erken dönemdeki göstergesi olduğu ve hastalığın ilerlemesi ile ilişkili olarak idrar albümin düzeyinin arttığı belirlenmiştir. Kedilerde ise benzer ilişkiler görülmemiştir. Albuminüri, glomerüler hasar geliştiğinde görülür. Glomerüler hasarlar çeşitli infeksiyöz, inflamatuvar veya neoplastik nedenlerden kaynaklanabilir.

Endikasyon:

Erken dönem böbrek hastalığı veya gizli sistemik hastalıkların saptanması

Genetik böbrek hastalıklarına yönelik taramalar

Glomerüler hasar riskini arttıran sistemik hastalıkların tanısı

Önceden tespit edilen albuminüri vakalarının prognozunu değerlendirmek

Artma:

Renal

Fizyolojik / Fonksiyonel proteinüri

Glomerüler hasar

Glomerüler kapiller hipertansiyon / Değişen glomerüler permeabilite

İnfeksiyöz / İnflamatuvar / Neoplastik hastalıklar

Diyabetes mellitus

Hiperadrenokortisizm (Glukokortikoid fazlalığı / glukokortikoid uygulaması)

Hipertansiyon

Hipertiroidizm

Postrenal

İdrar yolu infeksiyonu

İdrar yolu hemorajisi

Sonucu etkiyen faktörler:

İdrar yolu infeksiyonları albuminüriye neden olur. Bu nedenle, idrarda albümin seviyesi, idrar yolu infeksiyonu olmayan hayvanlarda değerlendirilirse anlam taşır.

Kortikosteroid uygulamaları, proteinlerin glomerüler hareketini arttırır, böylece idrarda albümin düzeyi geçici olarak artar.

Kan ile kontamine idrar örneklerinde albümin seviyesinin yanıltıcı şekilde artması olasıdır.

Albuminüri ilerleyen yaş ile birlikte artar. 12 yaşından büyük kedi ve köpeklerin, %50 veya daha fazlasında yüksek idrar albumin seviyeleri vardır. Yaşla bağlantılı gelişen bu artış; büyük olasılıkla yaşlı hayvanlarda böbrek hastalıkları, glomerüler hasara bağlı inflamatuvar, infeksiyöz ve metabolik koşulların prevalansının artması ile ilişkilidir.

Lütfen dikkat: Proteinüri ile ilişkili böbrek hastalıkları köpeklerde yaygındır. Proteinüri bulunan köpeklerde üremik kriz ve ölüm gelişme riski fazladır.

Anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörünün proteinüriyi azaltarak, böbrek hastalığının ilerlemesini yavaşlattığı düşünülmektedir.

İdrarda bulunan albüminin belirli bir durum için tanısal değeri yoktur. Klinisyene hastanın takip edilmesi gerektiğini vurgular. Bazı hayvanlarda geçici albüminüri olabilir. Postrenal nedenler ekarte edilirse, bir hafta içerisinde elde edilen ardışık pozitif test sonuçları klinisyeni renal hasar konusunda uyarmalıdır. Kalıcı yüksek pozitiflik ya da artışın devamlılığı gibi durumlarda böbrek hasarına yol açan boukluklar sistematik olarak değerlendirilmelidir.

Genetik glomerülopatiye yatkın ırklar: Bernese Dağ Köpeği, Bull Teriyer, Dalmaçyalı, Doberman Pincher, İngiliz Cocker Spaniel, Newfoundland, Rottweiler ve Yumuşak Tüylü Wheaten Teriyer. Genetik amiloidozise yatkın ırklar: Shar-Pei, Habeş Kedisi, Beagle ve İngiliz Tilki Tazısı.

 

Bilirubin (idrarda)

Serum bilirubini normal aralıkta olsa bile, sağlıklı köpeklerin idrarında az miktarda da olsa bilirubin görülebilir. Bilirubinüri, karaciğerin bilirubini konjuge etmesini ve boşaltımını devre dışı bırakan hemoliz nedenlerinden sonra gelişir. Benzer şekillerde, hepatobiliyer hastalıklar konjuge bilirubinin safraya geçmesini azaltır, konjuge bilirubinin kan dolaşımına ve böbrek klirensine geçmesine neden olabilir. Testte konjuge bilirubin ölçülür (konjuge olmayan bilirubin ile reaksiyona girmez).

Endikasyon:

Sarılık veya hiperbilirubineminin klinik olarak tanımlanmasından önce tespit edildiği için, bu patolojilerin erken dönem göstergesi olarak kullanılabilir.

Artma:

Prehepatik nedenler

Eritrositleri hemoliz eden hemolitik bozukluklar (İnfeksiyon, ilaç, otoantikor)

İnfeksiyon: Mycoplasma spp., FeLV, Babesia spp.Ehrlichia spp., kalp kurdu

Uzun süreli açlık

Ateş

Hepatik nedenler

Neoplazi

İnfeksiyöz köpek hepatiti

Hepatik lipidoz (kedilerde)

Karaciğer tutulumu olan sistemik hastalıklar: Leptospirozis, hipertiroidizm

Posthepatik nedenler

Pankreatit / Kolanjit / Kolanjiyohepatit

Neoplazi

Safra kesesi veya kanal ruptürü / tıkanıklığı

Sonucu etkiyen faktörler:

Sağlıklı köpeklerin idrarında (dansite; 1,025–1,040) az miktarda bilirubin (1+) bulunabilir.

>1,040 dansiteli idrar örneklerinde makul miktarlarda (2+’ ye kadar) bilirubin bulunabilir.

Seyreltik idrar örnekleri (dansite; <1,025) bilirubin negatif olmalıdır.

Kedi idrar örnekleri bilirubin negatif olmalıdır.

Askorbik asit uygulamaları, nitritlerin varlığı, örneğin uzun süreli ışığa maruz kalması yanlış negatif sonuçlara neden olabilir.

Bilirubinüri, sağlıklı erkek köpeklerde daha yaygın görülmektedir.

Lütfen dikkat: Şiddetli rejeneratif anemisi olan hayvanlarda, bilirubinürinin hemolizden kaynaklandığı varsayılabilir.

Anemi bulunmayan hayvanlarda, özellikle yüksek serum ALP ve GGT mevcutsa, bilirubinürinin hepatobiliyer hastalıktan kaynaklandığından şüphelenir.

Septisemi bilirubin alımını azaltabilir ve bilirubinüriye neden olabilir.

 

Glikoz (idrarda)

İdrarda glikoz konsantrasyonları saptanabilir seviyelerde olduğunda, glikozürinin altta yatan nedeni tespit edilmelidir. Hastanın normoglisemik ya da hiperglisemik durumda olduğunu belirlemek için kan şekeri düzeyi ölçülmelidir. Kanda glikoz seviyesi kedilerde >280 mg / dl ve köpeklerde >180 mg / dl' den fazla olduğu durumlarda glikozüri gelişir. Glikozüri, böbrek tübüllerine zarar veren hastalıklarda veya glikoz atılımı ile ilgili genetik bozukluklar (Fanconi sendromu) nedeni ile gelişebilir.

Endikasyon:

Rutin idrar tahlili testi

Diyabetes mellitus’ da insülin tedavisine olan yanıtı izlemek amacıyla

Poliüri-polidipsi olan hayvanlarda endikedir.

Artma:

Hiperglisemik glikozüri

Stres (katekolamin ve glukokortikoid salınımı)

Diyabetes mellitus

Hiperadrenokortisizm

Akut pankreatit

Akromegali

Glükagonom

Kronik karaciğer yetmezliği

Normoglisemik glikozüri

Fanconi sendromu

Primer renal glikozüri

Konjenital / Edinilmiş böbrek yetmezliği

Akut / Kronik böbrek yetmezliği

Sonucu etkiyen faktörler:

Riboflavin, azo boyası veya nitrofurantoin içeren ilaçlar idrarın rengini etkiler ve testin yorumlanmasını engelleyebilir.

Klor, hidrojen peroksit, hipoklorit veya dezenfaktanlar gibi oksitleyici maddelerle kontaminasyon veya reaktif şerit ile teması yanlış pozitif sonuçlara neden olabilir.

Sefaleksin uygulamaları köpeklerde yanlış pozitif sonuçlarla ilişkilendirilmiştir.

Tetrasiklin ve salisilatların uygulamaları ile yanlış negatif sonuçlar belirlenmiştir.

Formaldehit maruziyeti yanlış negatif sonuçlara neden olabilir.

Hiperglisemik glikozüri: parenteral solüsyonlar (dekstroz, parenteral beslenme), morfin, ksilazin, fenotiazinler, asparaginaz, diazoksit, glukagon, epinefrin, ACTH, progesteron veya glukokortikoidler (daha az yaygın)

Normoglisemik glikozüri: Toksisiteye bağlı edinilmiş Fanconi sendromu ile ilişkili olarak gentamisin, sefalosporinler, amoksisilin, kurşun, civa, kadmiyum içeren dezenfektan

Şiddetli pigmentüri (bilirubinüri, hemoglobinüri), testin doğru değerlendirilmesini etkiler.

Konjenital Fanconi sendromu: Basenji, Shetland Çoban Köpeği, Minyatür Schnauzer ve Norwegian Elkhound ırklarında görülmektedir.

Primer renal glikozüri: İskoç Teriyeri

Renal disfonksiyon ile ilişkili diğer doğuştan hastalıklar: Norwegian Elkhound

Lütfen dikkat: Glikozüri, kan glikoz seviyeleri ile birlikte yorumlanmalıdır.

Glikozürinin geçici ya da kalıcı olduğunun belirlenmesi, altta yatan nedenlerin belirlenmesine yardımcı olacaktır.

Hiperglisemik glikozüri, endokrin veya metabolik hastalığı gösterir.

Normoglisemik glikozüri, böbrek tübüler hastalıkları düşündürmektedir.

 

Keton cisimleri (idrarda)

Keton cisimleri (asetoasetat, β-hidroksibütirat ve aseton) hızlı veya aşırı yağ asidi parçalanmasının son ürünüdür ve karbonhidratlardan enerji üretiminde ortaya çıkarlar. Köpekler ve kedilerde genellikle insülin eksikliğinden veya kortizol, büyüme hormonu veya epinefrin artışından kaynaklanır. Artan ketogenez karbonhidrat eksikliği (açlık, geç dönem gebelik) sonucu olabilir. Ketonlar glomerülus tarafından filtrelenir ve normal şartlar altında proksimal tübüllerden tamamen emilir.

Endikasyon:

Ketoasidoz için diyabetes mellituslu hastaların değerlendirilmesi

Lipidlerin aşırı katabolizması ile ilişkili hastalıkların değerlendirilmesi

Gebelik toksemisinin saptanması (hipoglisemi)

Artma:

Diyabetes mellitus

Fonksiyonel endokrin tümörleri (Hipofiz adenomları, adrenal tümörler)

Glikojen depolama hastalığı

Karbonhidrat eksikliği / kaybı

Açlık, anoreksiya ve / veya kalıcı ateş

Kalıcı hipoglisemi (İnsülinoma)

Yorucu egzersiz (köpekler için)

Düşük karbonhidratlı, yüksek yağlı diyetler

Gebelik toksemi

Renal tübüler bozukluklar

Sonucu etkiyen faktörler:

Hemoglobinüri veya miyoglobinüri, test stribinin renk değişikliğin yorumlamayı engelleyebilir.

Oda sıcaklığında bekletilmiş veya analiz süresi uzamış örneklerde yanıltıcı sonuçlar oluşabilir.

Lütfen dikkat:

Genç hayvanlar ketonüri gelişimine daha yatkındır.

Gebelik toksemisi (hipoglisemi ve ketonemi) gebe köpeklerde nadir görülen bir sendromdur.

Azalmış doku perfüzyonu (Şok) durumunda, β-hidroksibutirat üretimi artar. Şiddetli ketozis, rutin laboratuar testleri ile tespit edilemeyebilir.

Diyabetik hayvanlarda insülin tedavisi süresinde β-hidroksibutira metabolizması asetoasetata yönlendirilir. Bu nedenle, klinik iyileşmeye rağmen ketonüri derecesinin arttığı görülebilir.

 

pH (idrarda)

Asit-baz dengesi büyük ölçüde üriner ve solunum sistemi tarafından düzenlenir. İdrar pH'ı hastanın asit-baz durumunu tahmin etmek için kullanılabilir, ancak bu durumu değerlendirmek için kullanılan tek yöntem olmamalıdır. Anormal klorür ve potasyum seviyeleri, böbreğin asit-baz dengesizliğini telafi etme yeteneğini etkileyebilir.

İdrar pH'ı, idrarda oluşan kristal veya ürolit türlerini etkiler. Kalsiyum oksalat, amorf ürat, ürik asit kristalleri, sistin ve ürik asit ürolitleri genellikle asidik idrarda bulunur. Alkalin idrarda bulunan kristaller ise, strüvit, amorf fosfat, kalsiyum karbonat, kalsiyum fosfat, magnezyum amonyum fosfat ve amonyum birattır. İdrar pH tahlilinde reaktif şeritler yaygın olarak kullanılır. Reaksiyon oldukça hızlı bir şekilde gerçekleşir ve 60 saniye içinde okunması gerekir. Pigmentüri veya anormal idrar rengi reaksiyonun okunmasını ve sonuçların yorumlanmasını etkileyebilir.

Tipik olarak, sağlıklı köpek ve kedilerin idrar pH'sı 6.0 ile 7.5 arasındadır, ancak 5.5 - 8.0 gibi geniş aralıkta olabilir.

Endikasyon:

Rutin bir idrar tahlili

Asit-baz durumu tahmini

Ürolit oluşumu ve ürolitlerin tedavisini planlamada yararlıdır.

Artma (alkaliüri):

Sebze veya tahıl bazlı diyetler

Postprandial alkali gelgit

İdrarın oda sıcaklığında havaya maruz bırakılması veya tahlilin gecikmesi

Üreaz üreten organizmaların üriner sistem infeksiyonu (Proteus, Staphylococcus)

Alkalinize eden maddeler

Metabolik veya solunum alkalozu

Distal renal tübüler asidoz

Proksimal böbrek tübüler asidoz (erken dönem)

Azalma (asidüri):

Yüksek proteinli, et veya süt bazlı diyetler

Üreaz üretmeyen organizmalarla ilişkili idrar yolu infeksiyonu

Asitleyici maddeler

Metabolik veya solunum asidozu

Katabolik durumlar

İlerlemiş anoreksiya

Üst GI obstrüksiyonu kaynaklı metabolik alkaloz (Paradoksal asidüri)

Proksimal renal tübüler asidoz

Furosemid tedavisi

Sonucu etkiyen faktörler:

İdrar örneği hayvan sahibi tarafından alınıyorsa, deterjan, dezenfektan veya idrar pH'sını etkileyen diğer maddeler ile kontaminasyonu önlemek üzere uygun bir kap kullanılmalıdır. Deterjan veya dezenfektanlarla kontamine olan idrar alkali olabilir.

Yemekten sonra idrar örneğinin alınması, mideni hidrojen klorid salgılama artışına tepki olarak postprandiyal idrar alkalinizasyonu gösterebilir. İdrar örneği yemekten önce alınmalıdır.

Asitleyici maddeler: amonyum klorür, askorbik asit, sitrik asit, furosemid, metionin ve fosfat tuzları

Alkalinleştirici maddeler: asetazolamid, klorotiazit, potasyum sitrat, sodyum asetat, sodyum bikarbonat ve sodyum laktat

İdrar bekledikçe zamanla alkali hale gelir; bu nedenle, taze örneklerin pH’sı belirlenebilir.

 

Dansite (idrarda)

İdrar konsantrasyonu, sıvı alımına, glomerüler filtrelemeye, renal tübüler rezorpsiyon ve sekresyona, vazopressin salınımına ve sıvı kaybının derecesine bağlı olarak değişir. İdrarda çözünen maddeler elektrolitler (sodyum, potasyum, klorür, kalsiyum, magnezyum, fosfor, sülfat, amonyum) ve metabolitlerdir (üre, kreatinin, ürik asit).

Plazma ve glomerüler filtratın dansitesi 1,008 ila 1,012 arasındadır. Bu aralıktaki dansite, izostenüri olarak adlandırılır ve böbreklerin idrarı konsantre etme yeteneği anlamına gelir. Susuz kalındığında hiperstenüri (köpeklerde >1,035 ve kedilerde >1,040) görülür. Hipostenüri (1,001–1,007), glomerüler filtrat veya plazmadan daha az oranda seyreltilmiş bir idrar örneğini belirtir. Dansite, hidrasyon durumu ve diğer bulgularla (üre, kreatinin) birlikte yorumlanmalıdır.

Endikasyon:

Böbreklerin idrarı konsantre etme yeteneğini değerlendirerek böbrek fonksiyonlarını taramak

Sonucu etkiyen faktörler:

İdrar örneği hayvan sahibi tarafından alınıyorsa, deterjan, dezenfektan veya diğer maddelerle olası bir kontaminasyonu önlemek üzere uygun bir kap kullanılmalıdır.

İnsanlarda, yüksek dozda benzilpenisilin veya karbenisilinin dansiteyi arttırdığı bildirilmiştir.

Sıvı tedavisi veya diüretikler idrar üretimini ve hacmini artırır ve dansiteyi düşürür.

Kortikosteroidler renal konsantrasyonu etkiyerek daha düşük dansiteye neden olabilirler.

Glikoz içeren sıvı uygulamaları, glikozüriye ve ozmotik diüreze neden olabilir.

Belirgin proteinüri veya glukozüri dansitede yapay bir yükselmeye neden olabilir.

Dansite, tedavi veya teşhis prosedüründen önce alınan idrar örneğinden belirlenmelidir.

Yenidoğan yavruların ve yaşlı bireylerin idrarı konsantre etme yeteneği olmayabilir.

Lütfen dikkat: Artan üre ve kreatinin (azotemi) varlığında, köpek ve kedilerde <1,030 ve <1,035 olan dansitenin yetersiz olduğu ve böbrek fonksiyon bozukluğu olduğu varsayılmalıdır.

Azotemik olmayan bir hayvanda art arda alınan idrar örneklerinde dansite <1,030 (köpek) veya <1,035 (kedi) olarak görülüyorsa, renal veya renal olmayan bir hastalık bulunabilir.

İlerlemiş veya son dönem böbrek yetmezliği olan hayvanlarda dansite normal aralıkta olabilir.

 

Dansite

Hidrasyon

Üre ve Kreatinin

Klinik Durum

>1,035

Dehidre

Artma

Hipovolemi

Hiperosmolarite

>1,035

Normal

Artma

Azalan kalp debisi

1,001–1,080

Normal

Normal

Normal olabilir; tekrarı önerilir

1,015–1,030

Normal

Normal

Diyabetes mellitus, böbrek hastalığı

1,015–1,030

Dehidre

Artma

Böbrek hastalığı, Hipoadrenokortisizm, Diyabetes mellitus

1,008–1,012

Değişken

Artma

Böbrek yetmezliği

1,001–1,015

Değişken

Normal /
Azalma

Diüretik / sıvı tedavisi

Diyabetes insipidus

Hiperadrenokortisizm

Hipertiroidizm (kedi)

Hipoadrenokortisizm

Hipoparatiroidizm

Karaciğer hastalığı

Piyometra

Polidipsi

Tiroiditis (köpek)

 

Düşük moleküler ağırlıklı proteinler (<65 kD) glomerüller tarafından filtre edilir. Proteinüri, idrarda yüksek miktarda protein anlamına gelir ve glomerül ya da renal tübüllerin zarar görmesine neden olur. Hafif proteinüri genellikle ürogenital sistemde inflamasyon veya kanama ile ilişkilidir. Bu bulgular böbreklerde lokalize olmasına rağmen, genellikle alt idrar yolları (postrenal proteinüri) ile ilgilidir. Sonuçlar, örnek toplama yöntemi, dansite, idrar sedimenti ve diğer klinik bulgular ile birlikte yorumlanmalıdır. Proteinüri yokluğu renal hastalığı ekarte etmez. Proteinüri saptanması, daha fazla araştırma gerektiren anormal bir bulgu olarak kabul edilir, renal veya nonrenal nedenlere bağlı olarak gelişebilir.

Endikasyon:

İdrarın protein yönünden değerlendirilmesi rutin idrar tahlilinin bir parçasıdır.

Hipoproteinemik bir hayvanda idrarda protein kaybı olasılığı araştırılmalıdır.

Artma (proteinüri):  

 Hematüri: İdrar Yollarında Kanama

 - İatrojenik (kateterizasyon, sistosentez)

- Neoplazi

- İnflamasyon / infeksiyon nedeni ile sekonder

- Travma

İdrar Yollarında İnflamasyon

- Bakteri / Mantar infeksiyonu

- Neoplazi

- Ürolitiyazis

Renal Hastalıklar

- Amiloidozis

- Protein filtrasyonunda artış (edinilmiş veya kalıtsal glomerülonefropati)

- Artan sekresyon, rezorpsiyon yetersizliği veya sızıntı (toksikoz veya hipoksi)

Non-renal Proteinüri

- Bence-Jones proteinürisi

- Hipertansiyonla seyreden kardiyak hastalıklar

- Ateş

- Genital kanal kontaminasyonu: hemoraji, infeksiyon, inflamasyon veya neoplazi

- Hemoglobinüri

- Kas eforu (miyoglobinüri)

- Şok

Sonucu etkiyen faktörler:

- Yüksek dozlarda penisilin, sefalotin, aminoglikozid ve prednizon proteinüriye neden olabilir.

- İdrar bulanıksa veya çok sayıda kristal içeriyorsa yanlış pozitiflikler oluşabilir.

- Alkali idrar, toplama yöntemi (sistosentez, kateterizasyon) sırasında idrar örneğine kan bulaşması nedeniyle yanlış negatif sonuçlar oluşabilir.

- Genetik glomerülopatiye yatkın ırklar: Bernese Dağ Köpeği, Bull Teriyer, Dalmaçyalı, Doberman Pincher, İngiliz Cocker Spaniel, Newfoundland, Rottweiler ve Yumuşak Tüylü Wheaten Teriyer. Genetik amiloidozise yatkın ırklar: Shar-Pei, Habeş Kedisi, Beagle ve İngiliz Tilki Tazısı.

Kutanöz ve renal glomerüler vaskülopatiye yatkın ırklar: Greyhound

- Yenidoğan yavrularda, fizyolojik proteinüri görülebilir.

Lütfen dikkat: Artan sayıda RBC’ lerin varlığı, proteinürinin kanamadan kaynaklandığını, artan WBC' lerin varlığı ise proteinürinin inflamasyona bağlı olduğunu gösterir.

Transizyonel hücre karsinomu (TCC) köpeklerin alt üriner sisteminde sıklıkla rastlanan malign tümörlerindendir. Sonraki aşamalarında bölgesel lenf düğümlerine ve diğer organlara metastaz yapma özelliğindedir. V-BTA aglütinasyon testi (duyarlılık %90, özgüllük %78) tümör ile ilişkili idrar protein komplekslerini belirlemektedir.

Lütfen dikkat: Aşağıdaki nedenlerle yanlış pozitif sonuçların mümkün olduğunu unutmayınız:

hematüri

Şiddetli proteinüri

Şiddetli glikozüri

piyüri

Glomerülonefrit, Diyabet, Hiperadrenokortisizm, Meme septal pannikülit, Diş hastalığı vakalarında da pozitiflikler görülebilir.

Örnek stabilitesi: 48 saat (idrar örneğinin bu süre içinde laboratuvara ulaştırılamayacağı durumlarda, örneği dondurulmuş olarak gönderiniz)


TurkLab Logo
tarimorman.gov.tr/TAGEM