Anadolu Yakası:
T: 0216 449 65 54
T: 0216 346 10 52
ONLINE SONUÇ ANADOLU
www.vetlabanadolu.com

Avrupa Yakası:
T: 0212 420 05 15/16
F: 0212 591 99 81
ONLINE SONUÇ AVRUPA

DİABET

VETLAB DİYABET PANELİ

 

VETLAB DİYABET PANELİ PARAMETRELERİ VE PARAMETRE NOTLARI

 

 

PARAMETRELER

GLUKOZ

HbA1c

İNSÜLİN

T.İ.T

FRUKTOZAMİN

 

 

 

 

 

Gönderilecek Materyal:   2 cc EDTA'LI kan, idrar, 1 cc serum

 

 

PARAMETRE NOTLARI - GLUKOZ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GLUKOZ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GLUKOZ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GLUKOZ

GLİKOZ – KAN ŞEKERİ

Özellikle karbonhidratlar olmak üzere tüketilen besinler enerji elde etmek için glikoza dönüştürülür. Pankreas tarafından salınan İnsülin hormonu da metabolizmanın ihtiyacı olan enerji gereksinimini karşılamak için kandaki glikozun hücrelere geçişini sağlar.

Kandaki glikoz düzeyinin yükselmesine `Hiperglisemi’, düşüşüne ise `Hipoglisemi’ denir.

Klinik etki bakımından gerek Hiperglisemi, gerekse Hipoglisemi hayvanlar için dikkat edilmesi gereken ve tehlikeli sonuçlar doğurabilecek değişimlerdir.

Köpeklerde persiste ve dikkate değer derecede Hiperglisemiye genellikle diabetes mellitus neden olur. Kısa süre önce yapılan beslemeden sonra endojen epinefrin salınımı geçici hiperglisemiye neden olabilir.

Kedilerde ise diabetes mellitus, epinefrin salınımı ve sistemik hastalıklar, belirgin ve genellikle kalıcı hiperglisemiye neden olabilir. Eksojen kortikosteroidler ve progestinler hafif hiperglisemiye (bkz. Tip 2 Diabetes Mellitus) neden olur ve glukoz kullanımını geciktirir. Kas aktivitesi (konvülsiyonlar veya titreme) de geçici hiperglisemiye neden olur.

İnsülin salgılayan pankreas neoplazmaları, açlık, hipoadrenokortisizm, hipopituitarizm, şok, pankreas dışı tümörler ve şiddetli efor hipoglisemiye neden olabilir. Düşük glikoz değerlerinin en yaygın nedeni, kan numunesinin uygun olmayan şekilde alınmasıdır. Bu artefakttan kaçınmak için, kan bir sodyum florürlü tüpe alınmalı veya tüpte pıhtı oluşmuşsa, glikolizin engellenmesi için serum pıhtıdan hemen ayrılmalıdır.

Endikasyon:

·      Diyabetes mellitus

·      İnsulinoma

Artma:

·      Primer artış

o   Diyabetes mellitus

 

·      Sekonder artış

o   Besleme sonrası

o   Stres (özellikle kedilerde)

o   Hiperadrenokortisizm

o   Hipertiroidizm

o   Akromegali (Büyüme hormonunun fazla salgılanması)

o   Merkezi sinir sistemi hastalıkları

o   Konvülsiyonlar

o   Pankreatit

o   Travma

o   İlaçlar (örn. glikoz, glukokortikoid, ACTH, Progestagen, morfin, adrenalin, tiazid gibi diüretikler)

o   İnsülin eksikliği / direnci

Azalma:

·      Primer azalma

o   Hiperinsülinizm, insulinoma

 

·      Sekonder azalma

o   Renal glikozüri

o   Hepatopati

o   Glikojen depolama hastalığı

o   Malabsorbsiyon

o   Açlık

o   İdiopatik hipoglisemik sendrom (küçük ırklar)

o   Hipotiroidizm

o   Septisemi

o   Hipoadrenokortisizm (Addison hastalığı)

o   Şiddetli polisitemi (Eritrosit sayısının aşırı artışı)

o   Yeni doğan hipoglisemisi

o   Av köpeği hipoglisemisi

o   Paraneoplastik sendrom

o   İlaç (örn. beta-bloker, antihistaminikler, insülin doz aşımı)

o   İnsülinoma

Sonucu etkiyen faktörler: 

·      Hemoliz, tam kan

·      β-Adrenerjik blokerler, antihistaminik, etanol, salisilat ve anabolik steroidler glikozu azaltabilir.

·      Diyabetik hastalarda yeni uygulanan insülin tedavisi hipoglisemiye neden olabilir.

·      Hiperglisemi; L-asparaginaz, β-adrenerjik blokerler, kortikosteroid, α2-agonist sakinleştiriciler (örn. Ksilazin, detomidin), ketamin, diazoksit, furosemid ve tiazid diüretikleri, asetazolamin, fenotiyazinler, morfin, megestrol asetat ve heparin nedeni ile görülebilir. Parenteral beslenen hastalarda hiperglisemi gelişebilir.

·      Serum veya plazma ayrılmasının gecikmesi glikoz seviyesini yanlışlıkla düşürebilir. Aşırı lökositoz veya numunenin bakteriyel kontaminasyonu, glikoz tüketimini hızlandırır.

·      Örnek toplama sırasında özellikle de kedilerde stres ve korku nedeni ile katekolamin salgılanmasından dolayı geçici hiperglisemi görülebilir.

Lütfen dikkat: Hemolitik olmayan-tamamen eritrositlerden ari olan serum örneği gönderilmelidir.

Açlığa dikkat ediniz.

Parametrenin Klinik Kullanımı;

-       Referans değerleri;

Köpeklerde  >   60 – 120 mg/dL

Kedilerde     >   75 – 160 mg/Dl

 

 

 

 

PARAMETRE NOTLARI - İNSÜLİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İNSÜLİN

 

 

 

 

 

 

İNSÜLİN HORMONU

İnsülin seviyeleri genellikle kan şekeri seviyelerine paraleldir.

Kan şekeri seviyesi yüksek olduğunda insülin seviyesi de yüksek olmalıdır. Kan şekeri seviyesi düşük olduğunda insülin seviyesi de düşük olmalıdır.

Bu şablonlar Hipoglisemi ve Hiperglisemi ‘nin nedeninin teşhisinde önemlidir.

Yorumlaması;

·      Yüksek insülin seviyesiyle (> 26  µU/ mL) düşük kan şekeri seviyesi insülinoma’yı düşündürür.

·      Düşük insülin seviyesiyle (< 26  µU/ mL) yüksek kan şekeri seviyesi, insüline bağımlı şeker hastalığını düşündürür.

·      Normal ila yüksek insülin seviyesi ve yüksek kan şekeri seviyesi, insüline bağımlı olmayan Diabetes Mellitus'u düşündürür.

Endikasyon:

·      İnsülinoma (köpek)

·      İnsülin direnci (At Metabolik Sendromu / At Cushing Sendromu) (atlar)

Sonucu etkiyen faktörler:

·      Köpek: Hasta kan alınma anına kadar aç olmalıdır

(Glikoz değeri <60 mg / dl olmalıdır).

·      İnsülin enjeksiyonundan 24 saat sonra insülin testi yapılabilir.

·      İnsülin salınımı bazı ilaçlarla uyarılır: Sülfonilüreler veya izoproterenol.

·      İnsülin salınımı bazı ilaçlarla inhibe edilir: dilantin, fenotiyazin, epinefrin, norepinefrin.

·      Kediler, köpeklerden daha yüksek insülin konsantrasyonlarına sahip olma eğilimindedir. 

İnsülinoma: Pankreas'taki insülin üreten adacık hücrelerinin tümörü; kan glukoz seviyelerinin düşmesine neden olur.

 

 

 

 

PARAMETRE NOTLARI - FRUKTOZAMİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

FRUKTOZAMİN

 

GLİKOLİZE SERUM PROTEİN, GSP, GLİKOLİZE ALBUMİN

 

Fruktozamin testi glikolize protein ölçümüdür.

Kan şekeri düzeyleri zamanla yükseldiğinden glikoz molekülleri glikolizasyon denilen bir süreçle kalıcı olarak kandaki proteinlerle birleşir. Kandaki başlıca protein olan albumin, diğer serum proteinleri ve kırmızı kan hücreleri içinde bulunan hemoglobin etkilenir.

Kanda ne kadar fazla glikoz mevcutsa o kadar fazla glikolize protein ve hemoglobin oluşur. Bu bileşik moleküller protein veya kırmızı kan hücrelerinin yaşam ömrü boyunca sebat eder ve bu zaman içinde kanda mevcut ortalama glikoz miktarını gösterir.

 

Kırmızı kan hücrelerinin ömrü yaklaşık 120 gün olduğu için glikolize hemoglobin (hemoglobin A1C) son 2-3 aylık kan şekeri düzeylerinin ortalamasını temsil eder.

Serum proteinleri yaklaşık 14-21 gün gibi daha kısa bir ömre sahip olduğundan glikolize proteinler ve fruktozamin testi 2-3 haftalık süre içinde ortalama kan şekeri düzeylerini yansıtır.

 

Kan şekeri konsantrasyonlarının mümkün olduğu kadar normale yakın düzeylerde tutulması, diyabet hastalarının birçok komplikasyondan ve yüksek kan şekeri düzeyleriyle ilişkili ilerleyici hasardan kaçınmasına yardımcı olmaktadır.

Hastanın her gün (hatta daha sık) kan glikoz düzeylerininin izlenmesi ve ara sıra (2 AYDA BİR ) Fruktozamin ve HbA1C testleriyle tedavinin etkinliğini takibiyle iyi bir diyabetik kontrol sağlanıp tedavi prosesi kontrollü olarak sürdürülebilir.

 

 

 

 

 

 

PARAMETRE NOTLARI – HbA1c

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HbA1c

 

 

 

 

 

HbA1c, GLİKOHEMOGLOBİN, GLİKOZİLLENMİŞ HEMOGLOBİN

 

HbA1c testi son 2-3 ayda kandaki ortalama glukoz miktarını değerlendirir. Diyabet hastalığında tedavinin etkinliğini ölçmek ve diyabet regülasyonunu belirlemek için kullanılır.

Bunu, glukozile hemoglobin A1c denilen hemoglobin türevinin konsantrasyonunu ölçerek değerlendirme yapar.

Hemoglobin, eritrositlerin (RBC) içinde bulunan oksijen taşıyıcı bir proteindir. Birçok normal hemoglobin tipi ve tanımlanmış birçok değişik hemoglobin türevi mevcut olmasına rağmen önde gelen formu yaklaşık % 95-98 oranıyla hemoglobin A olmaktadır.

Hemoglobin A, alt bileşenlerinden biri hemoglobin A1c olmak üzere alt bölümlere ayrılabilir. Glukoz kan dolaşımına girdiğinde bir bölümü kendiliğinden hemoglobin A’ya bağlanmaktadır.

Glukoza bağlı hemoglobin moleküllerine glukozile hemoglobin denmektedir. Kanda glukoz konsantrasyonu ne kadar yüksekse oluşan glukozile hemoglobin miktarı o kadar fazladır. Glukoz bir kez hemoglobine bağlandıktan sonra eritrositlerin yaşamı (normalde yaklaşık 120 gün) boyunca orada kalır.

Glukoz ile hemoglobin A bileşimine HbA1c veya A1c denmektedir.

Her gün HbA1c yapılır ve daha yaşlı eritrositler yavaş yavaş kandan temizlendikçe yerlerine yeni, genç eritrositler (hemoglobini glukoza bağlı olmayan) gelir.

HbA1c değerleri değişik birimlerle rapor edilmektedir. Geleneksel olarak HbA1c yüzde olarak ifade edilmektedir.

Fruktozamin düzeyi ile birlikte incelenmesi tavsiye edilir.

 

 

Kaynakça: 

·      Laboratory Profiles of Small Animals Diseases, Third edition. Charles H. Sodikoff. Mosby, 2001.

·      VETLAB Veteriner Tahlil Kılavuzu. 2017

 

·      https://labtestsonline.org.tr


TurkLab Logo
tarimorman.gov.tr/TAGEM